Ah be Sy Montgomery! Benim istediğim, hayalini kurduğum hayatı yaşadığın için seni minnoş bir nefret ile kıskanıyorum.

Sevgili Montgomery doğabilimci bir ablamız olarak dünyayı gezerek birçok hayvan ile temas etmiş, onları gözlemlemiş, dostluk kurmuş. Şahsen bir sinek ile bile dostluk kurulabileceğini düşünen birisi olarak yalnız olmadığımı bilmek beni mutlu etti. Kitabında 13 özel hayvandan bahsediyor, bu minnoşlar ile yaşadığı özel anları bize aktarıyor. Ve itiraf edeyim ilk defa adını duyduğum birçok hayvan ile tanışma fırsatını yakaladım bu kitap ile.

Yalanı olmayan, iç güdü ile yaşayan, masumiyetleri ile insanı gönülden vuran, tek amacı hayatta kalmak ve üremek olan bu basit hayatlı mükemmel varlıkları tanımak, onlar ile iç içe olmak, güvenlerini kazanmak… Gerek evcil hayvanlar, gerekse vahşi doğasındaki hayvanları tanımak, hayvan aşığı bir insanın yaşadığı zorluklara tanıklık etmek ve her sayfasında hayat ile bağ kurmak için okunması gereken bir kitap.

Ve tabii ki içerisindeki mükemmel illustrasyonları da atlamamak lazım. Kendimi çocukken okuduğum kitapların saflığında buldum bu kitabın sayfalarında. Hem kitabın güzelliği hem çizimlerin mükemmelliği… Aşık oldum sanırım ben arkadaşlar. Çocuğunuz ile beraber keyifli bir okuma da yapabilirsiniz bu kitap ile. Hayvan sevgisini aşılamak, bu özel bağı anlatabilmek için de güzel bir referans.

Kitabın başlığı ise birçok şey anlatıyor… İyi bir varlık olma yolunda var olmak için belki de empati, güçsüzün yanında olmak, karşılıksız sevgi ve saygı verebilmek gerekir. Sanırım bu da en güzel hayvan sevgisi ile yapılabilir…

Hayvan sever, insan sever, kitap sever herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap…

Herkese iyi okumalar…

Leave a Reply