Author: Erlend Loe Genre: , ,
Rating

Bazı kitaplar vardır hani, yazarı öyle bir samimi dilde yazmıştır ki, adeta karşılıklı oturmuş sohbet ediyorsun  gibi hissedersin. İşte Doppler, ve Erlend Loe böyle bir ikili.

Kitabımızın kahramanı Doppler, bir gün bisiklet ile ormanda yol alırken düşer, kafasını vurur, yere yığılır ve ormanı görür. Acı ile kıvrandıktan bir süre sonra, huzurun nasıl bir şey olduğunu hatırlar vücudu, çünkü o sırada ne bir çocuk şarkısı vardır kafasında gezinen, ne de fatura ödeme derdi. Karar verir, ormana taşınacaktır. Karısını ve iki çocuğunu da bırakarak ormanın derinliklerinde, bir çadırda yaşamaya başlar. Tamamen avcı-toplayıcı bir hale bürünür, yavru bir geyik olan Bongo ile arkadaş olur, babasının ölümünü unutur, mükemmel hayatı mükemmel gelmemeye başlar kendisine. (Kitap arkasında da bu kadar detaya girdiği için ben de rahatça yazdım.)

Kitap Norveç’te geçiyor. Dediğim gibi yazar o kadar samimi ki, yeri geliyor kahkahayı basıyorsunuz, yeri geliyor “yaaa öyle mi oldu Erlend’ciğim?” diye tepki vermek istiyorsunuz. Norveç’in havasını, suyunu, insanını da yansıtıyor bu kitap bizlere. İlginç bir şekilde kitabı okurken adeta bir orman içerisindeymiş gibi garip bir huzur da buldum.

Yani bu dönemde kesinlikle okunabilecek, toplam 116 sayfalık minnoş bir kitap. Doppler ve Bongo’yu tanıyın derim ben 🙂

Bu arada bu yazarın ilk defa bir kitabını okuyorum, Norveç’te çok ünlüymüş, devamı da gelecek. 🙂

Herkese iyi okumalar…

Leave a Reply