Author: Toni Morisson Genre: , , , ,
Rating

Kitap kapağı ile dikkatimi çekmiş olan bir kitap. Tabi ki kitabın adının da beni çektiğini göz ardı edemeyeceğim. Köken v.s. gibi isimler bir kitapta yer alıyorsa “aha evrim ile ilgili kitap” diyorum. Ve itiraf ediyorum bu kitabı da öyle bir şey zannederek aldım, arka kapağını bile okumadım.

”Ötekiler”. Hani bizim de dahil olmak üzere birçok ülkede var olan, nedense bir kısım insanın kabul edemeyerek “öteki” yaptığı insan grupları. Dünyanın en saçma sınıflandırması hani… Hatırladınız mı? Hani Alevi, Kürt, Suriyeli, gay, lezbiyen, trans v.s. diyerek, sırf bizim gibi bir kökenden gelmediği ya da bizim gibi olmayan insanlara verdiğimiz saçma sınıflandırma ve “Tü kaka” dediklerimiz. İşte bu kitabı da “öteki” sınıfının en ağır temsilcilerinden olan siyahi bir ablamız yazmış. Toni Morrison, aslında kendi içinde bulunduğu ayrımcılığa yönelik kitaplar yazan, Politzer dahil bir çok ödüle sahip olan, hatta Nobel Edebiyat Ödülünü kazanan ilk zenci kadın olan başarılı bir yazar”mış “. Mış dedim çünkü ben de bu kitap sayesinde tanıdım kendisini. Kitap içerisindeki yalın dili, birçok bildik ve bilmedik yazarlara yaptığı göndermeler ve samimi yazım tarzı ile beni kazandı diyebilirim.

Aslında bu kitabı okurken “zenci” kelimesi yerine başka ayrımcı kelimeleri de koysak her türlü ayrımcılığa eleştiri getiren bir kitap halini alır. Morrison‘ un asıl araştırdığı konuya ise bayıldım diyebilirim. Kölelik üzerine yazdığı birçok bölümlerde aslında tek bir şeyi sorguluyor; bir insan başka bir insanı neden köle yapar? Böyle bir vahşilik için ne gereklidir? Nasıl bir hayat tarzı, nasıl bir bakış açısı v.s. gibi soruları sorarak aslında köle sahipleri ile empati kurmaya çalışıyor. Soyunda zulmü görmüş olan bir kadının, karşı tarafı anlamaya çalışması bana göre çok saygı duyulacak bir şey. Tecavüzcünün neden böyle olduğunu anlamaya çalışmak, empati yapma duygusunun aşmış bir örneğidir bana göre. (Kölelere sahipleri çok fazla tecavüz eyleminde bulunmuşlar.)

Kitap çoğu bakış açısını değiştirmeye ve aslında sorgulamaya, empati yapmaya yönlendirme gibi bir amaç içerisinde yazılmış. Ve emin olun okurken hem tüyler diken diken oluyor, hem de anlatım dilinin sadeliğinden dolayı sakin kalıp düşündürtmeyi de başarıyor.

Sözün özü empati bana göre her insanın içinde olması gereken ve aslından insanı insansı olmaktan çıkartıp insan yapan en büyük özelliklerden bir tanesidir. Zararı var mı? Kesinlikle bana göre var. Hele ki topluma kendinizi anlatarak kötü insanlara bile empati yapmaya çalıştığınızı söylediğinizde bunun zararı fazlasıyla ortaya çıkıyor. Ama şefkat, düşünmek, araştırmak, sorgulamak gibi duygusal ve beyinsel durumların sonunda empatiye ulaşmak, herkesi anlamak, ve onların bakış açılarından bakabilmek önemli bir şey bana göre. Empati yapabildiğin herkesi onaylar mısın? Hayır. Empati, hak vermek demek değildir. Anlamaya çalışmaktır. Ve bence çoğu psikoloğun hastasına sorunsuzca ulaşabilme becerisi de buradan gelmiştir.

Çok konuştum…

Keyifli bir hafta sonu geçirip, başarılı bir kadın ile tanışmak istiyorsanız bu kitabı okuyun derim.

Herkese iyi okumalar…

Leave a Reply


  • Arşivler