Rating

Moralin bozukken kitap okumak biraz zorlaşıyor. Ne aklını verebiliyorsun ne de okuduğundan bir şey anlıyorsun. Aslında bu dönemlerde de en iyi şey (benim için) kitap okumak ve çizim yapmak arasında gidip geldiğim akıcı seanslar oluyor. Param olsa psikoloğa gitmeyi tercih ederim ama malumunuz ekonomi, Türkiye, koşullar, yol uzak v.s. gibi bahaneler üretmek daha kolay geliyor.

İşte böyle bir dışa vurum anımı da attıktan sonra gelelim kitaba;

Elimdeki çoğu kitaba başlayıp üçüncü sayfadan sonra “hö” diyerek her hangi bir yere bırakıp attım kendimi kitapçıya ve bu kitabın kapağını gördüm. “Komik ve üzücü” diye başlayan kapak yazısı “al beni, al beni” gibi göründü gözüme ve kıydım paraya, aldım kitabı (psikologdan daha ucuz. Kusura bakma Şule Hanım, gerçekten gelicem en kısa zamanda). Adam Kay’in ufacık bir stajyer doktor iken yazmaya başladığı kısa günlük notlardan oluşan bir kitap. Mesleki anlatımları, özellikle birinci ağızdan, hele ki esprili bir dil varsa okumadan duramıyorum. Ablam sayesinde doktorlara karşı hep bir sempatim, üzülme durumum ve hayranlığım olmuştur. Bu kitabın yazarına da aynı şeyleri hissettim. Akıl işi değil arkadaş doktor olmak. Yahu bu kitap yurtdışında biri tarafından yazılmış, ne kadar zor bir doktorluk yaşıyor olabilir, diye düşünürken bizim canım doktorlarımızdan bir farkının olmadığını gördüm. Sevinsem mi üzülsem mi, bilemedim.

Göz yaşı dökmeyip (en azından kitabı okurken) kahkahalar atmasam da, tebessüm ve dudak bükme eşliği ile okudum kitabı. Öğretmenlik ve doktorluk meslekleri (annem,ablam,teyzem,teyzemin eşi v.s.) kesinlikle çok kutsal meslekler. Bir toplumun değerini, kalitesini bu meslek gruplarının yüzlerine bakarak anlayabilirsiniz bana göre. Kitabın içeriğinden çok dışarılara daldığımın farkındayım ama kitap ister istemez bu düşüncelere yönlendiriyor insanı.

Keyif aldım mı kitaptan? Kesinlikle. Bu kafa ile iki günde bitti ise bu kitap, sizin bir kaç saatinizi alır. Çekinmeden kitapçınızdan isteyin.

(Biraz günlük gibi oldu yazı ama kusura bakmayın. Böyle bir kitap okuyunca insanın böyle bir yazı yazası geliyor. Dua edin de Dostoyevski okumadım.)

Leave a Reply


  • Arşivler